İNTERNET DOLANDIRICILIĞINDAN BANKA SORUMLU MUDUR?

İNTERNET DOLANDIRICILIĞINDAN BANKA SORUMLU MUDUR?

 

Bodrum Avukatı – Bodrum Tazminat Hukuku Avukatı – Bodrum Ceza Avukatı

 

İNTERNET DOLANDIRICILIĞI NEDİR?

 

Günümüz dünyasında Sosyal Medya kullanımı çok önemli bir yere sahiptir. Sosyal medyanın insanlar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak ve zaman ile mekan kavramını ortadan kaldırmak gibi çok yararlı işlevleri bulunmaktadır.

Bunun yanında ne yazık ki son dönemlerde İNTERNET DOLANDIRICILIĞI da artmış bulunmaktadır. Özellikle Facebook ve Instagram gibi sosyal medya sitelerinde sahte hesaplar kullanarak dolandırıcılık suçunu işleyen kişi sayısı artmaktadır.

Genellikle sahte hesaplar kullanan bu kişiler, şahıslarla iletişime geçerek onların banka bilgilerine ulaşmaya çalışmaktadır.

Bunun yanında yukarıda belirtilen sosyal medya hesaplarında sahte reklamlar oluşturan kötü niyetli kişiler çekiliş veyahut kampanya bahaneleri altında şahısların banka hesap bilgilerini ele geçirmeyi amaçlamaktadır.

Durumun farkına varamayan iyiniyetli banka müşterileri ise bu tarz durumlar karşısında yüksek meblağları bulan paralarını kaybetmekte ve hesaplarını kontrol ettikleri zaman dolandırıldıklarının farkına varmaktadırlar.

Bu ve benzeri durumlarla karşılaşan kimseler en yakın banka şubesine başvurarak dolandırıldıklarını bildirmektedirler. Peki internet dolandırıcılığına maruz kalan banka müşterilerinin zararlarından müşterisi oldukları banka sorumlu mudur?

İNTERNET DOLANDIRICILIĞINDA BANKANIN SORUMLULUĞU

 

Konuyla ilgili basına “Yargıtay İnternet Dolandırıcılığından Bankanın Sorumlu Olduğuna Hükmetti.” başlığı ile yansıyan Yargıtay  11. Hukuk Dairesi’nin 11.03.2019 tarihli ve 2017/4888 E. 2019/2015 K. sayılı kararında;

“…Somut olayda davacıya ait para, davacı hesabından dava dışı kimliği belirli kişi adına hesaptan bir başka hesaba bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacaktır. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve işbirliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır. O HALDE, DAVALI BANKANIN HESAPTAN ÇEKİLEN TÜM PARADAN SORUMLU OLDUĞUNUN, İLKE OLARAK KABULÜ GEREKİR. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir…..” görüşlerine yer verilmiştir.

Önemle belirtmek gerekir ki bir kişinin kendi hesap bilgilerini her ne surette olursa olsun yanılgıya düşerek dahi olsa üçüncü kişilerle paylaşması durumunda bankanın sorumluluğundan söz edilemeyecektir.

Ancak banka müşterisinin herhangi bir kusuru bulunmaksızın dolandırıcılığa maruz kalması durumunda Banka’nın kendi üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeyip müşterisinin güvenliğini sağlayamadığı durumlarda banka müşterisinin yaşadığı zararından tamamından banka sorumlu tutulabilecektir.

İNTERNET DOLANDIRICILIĞINA MARUZ KALINDIĞI DURUMLARDA AVUKAT YARDIMININ ROLÜ

 

Yukarıda belirtilen şekillerde istenmeyen durumlara maruz kalındığı durumlarda Avukat yardımından faydalanmak uğranılan zararın giderilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Böyle durumlarda Avukat gerek banka ile temas kurma anlamında gerekse Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde suç duyurusunda bulunmak anlamında ivedi bir şekilde harekete geçecek olup zararın tazmini açısından Hukuk mahkemelerinde tazminat davası açılması sürecini aynı anda işleme koyabilecektir.

Bodrum bölgesinde faaliyet göstermekte olan Balkı Hukuk & Danışmanlık Büromuzda yukarıda belirtilen İnternet Dolandırıcılığı ve benzeri durumlarda alanında uzman avukatlarımız tarafından müvekkillerimize profesyonel hizmet sağlanmaktadır. Büromuz, Bodrum bölgesinde gerek ilgili banka şubesi gerek Bodrum Cumhuriyet Başsavcılığı gerekse de Bodrum Mahkemeleri nezdinde yapılması gereken işlemlerin takibini eş zamanlı olarak gerçekleştirmektedir.

Bodrum bölgesinde yaşayıp benzer mağduriyetlere maruz kalan müvekkillerimiz detaylı görüşme gerçekleştirebilmek adına Balkı Hukuk & Danışmanlık Büromuza 0554 713 49 62 numaralı telefon hattından ulaşım sağlayarak randevu alabilirler.

 

YARGITAY   KARAR TAM METNİ

 

T.C YARGITAY

11.Hukuk Dairesi

Esas: 2017/ 4888

Karar: 2019 / 2015

Karar Tarihi: 11.03.2019

 

ÖZET: Somut olayda davacıya ait para, davacı hesabından dava dışı kimliği belirli kişi adına hesaptan bir başka hesaba bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacaktır. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve işbirliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı bankanın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğunun, ilke olarak kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece, yazılı şekilde davacının kusurlu olduğu, davalı bankanın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA karar verilmiştir.

 

TÜRK MİLLETİ ADINA

 

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 20/04/2017 tarih ve 2016/107-2017/244 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

 

Davacı vekili, İş Bankası A.Ş Eskişehir … Şubesinde bulunan …numaralı müvekkile ait hesaptan 18/09/2009 tarihinde haberi olmaksızın davacı adına Hatay İskenderun Şubesinde hesap açıldığını, yine davacının haberi olmaksızın bu hesaba para aktarıldığını daha sonra aktarılan bu paranın davacının tanımadığı ve bilmediği kişi/kişiler tarafından İş Bankası …Şubesinden çekildiğini, davacının bilgi ve talimatı dışında yapılan tüm bu işlemlere karşın banka tarafından davacıya hiçbir bildirim yapılmadığını, yapılan işlemle İstanbul …i Şubesinde ilk başta 5.000.- TL ikinci olarak 10.000.- TL aktarıldığını, ikinci paranın çekimine engel olunmasına karşılık ilk paranın verilmesi nedeniyle onayı alınmadan hesabından para aktarımı yapılan davacının 5.000.- TL maddi zarara uğradığını, bankanın kusurlu davrandığını, özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının söz konusu internet bankacılığı ile uğradığı 5.000,00 TL’lik maddi zararının yasal faizi ile bilrkte hesaplanarak geri ödenmesi için Eskişehir 1. Noterliğinin 12/08/2013 tarih ve 21923 yevmiye numaralı ihtarnamesini davalıya keşide ettiğini, ancak taraflarına herhangi bir ödemenin yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL alacağın zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir.

 

Davalı vekili, 18/09/2009 tarihinde internet bankacılığı aracılığı ile 85.107.176.81 numaralı IP kullanılarak …’in 063028658 müşteri numarası altında kayıtlı 4400- 1377407 numaralı vadeli TL hesabı kapatılarak 366.060,28 TL tutarındaki bakiye aynı müşteri numarası altında kayıtlı 4400-2607407 numaralı vadesiz hesaba aktarıldığını, daha sonra bu tutarın 270.000,00 TL’si ile 4400-1436135 numaralı vadeli TL hesabının açıldığını aynı gün davacının banka sistemine kayıtlı 0.535.831.02.12 numaralı cep telefonundan Çağrı …ini arayarak tüm sorulara doğru yanıtlar vererek tanımlı havale hesaplarına …adına İskenderun/Hatay Şubemiz nezdinde bulunan 6120-1861269 numaralı hesabı eklettiğini daha sonra bu hesaba prefabrik ödemesi açıklamasıyla 92.350,00 TL tutarında havale gerçekleştirdiğini, davacının tekrar bankaya kayıtlı telefondan aranarak işlem teyidi istendiğini ve davacının teyit verdiğini, davacı tarafından …adına aktarılan tutarlardan 5.000.-TL’si Kışla Caddesi …i İstanbul şubesi gişelerinden çekildiğini 10.000,00 TL’nin ise İstanbul şubesi gişelerinden çekilmek istendiğini ancak imza teyidi yapılmadığından bankaca ödeme yapılmadığını davacının hesabından bilgisi dışında işlem yapıldığı bildirildiğinden 87.350,00 TL’nin tekrar davacı hesabına iade edildiğini, bu konuya ilişkin devam eden 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/314 esas sayılı dosyasının sonucunun beklenmesini, davanın davacının davaya konu işlemlerin yapılmasında kullanılan sım kartının ait olduğu GSM operatörüne ihbarını, müvekkil bankanın bilgi işlem sistemi her yönünyle güvenli olduğunu bu hususun BDDK tarafından düzenli olarak denetlendiğini, davacı bankanın sunduğu güvenlik önlemlerini almadığını zararın oluşumuna göz yumduğunu, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bozma kararı ve tüm dosya kapsamına göre; dava dışı 3. kişinin hesabına paranın havalesinden sonra paranın çekilmesinin dava konusu olay ile ilgisinin olmadığı davalının kusurunun bulunmaması nedeniyle davacının zararını talep etme hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

 

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

 

Dava, davalı banka nezdinde açılmış olan hesapta bulunan paranın davacının bilgisi ve izni dışında internet yolu ile yapılan işlemler sonucu çekilmesi suretiyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Bankalar kendilerine yatırılan paraları mudilere istendiğinde veya belli bir vadede ayni veya misli olarak iade etmekle yükümlüdür. (4491 sayılı Yasa ile değişik 4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun 10/4 ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 61. maddesi) Bu tanımlamaya göre, mevduat ödünç ile usulsüz tevdi sözleşmelerinin niteliklerini taşıyan kendine özgü bir sözleşmedir. BK’nın 306. ve 307. maddeleri uyarınca ödünç alan, akdin sonunda ödünç verilen parayı eğer kararlaştırılmışsa faizi ile iadeye mecburdur. Aynı Yasa’nın 472/1. maddesi uyarınca usulsüz tevdide paranın nef’i ve hasarı mutlak şekilde saklayana geçtiği için ayrıca açıklamaya gerek kalmadan saklayan bu parayı kendi yararına kullanabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde, usulsüz işlemle çekilen paralar aslında doğrudan doğruya bankanın zararı niteliğinde olup, mevduat sahibinin bankaya karşı alacağı aynen devam etmektedir. Usulsüz işlemlerin gerçekleşmesinde ispatlandığı takdirde mevduat sahibinin kusurundan söz edilebilir ve banka bu kusur oranı üzerinden hesap sahibinin alacağından mahsup talebinde bulunabilir. Somut olayda davacıya ait para, davacı hesabından dava dışı kimliği belirli kişi adına hesaptan bir başka hesaba bankaya karşı gerçekleştirilen sahtecilik işlemi ile havale edilmiş olup, bu durum davalı bankayı aldığı mevduatı iade etme yükümlülüğünden kurtarmayacaktır. Dosya kapsamından, işlemlerde davacının üçüncü kişilerle el ve işbirliği ile veya başka şekilde kusurlu davrandığı kanıtlanmamıştır. Davalı banka tarafından, hesapta bulunan paranın güvenliğinin tam olarak sağlanamadığı, kötüniyetli kişilerin işlemlerine karşı korunamadığı, bu kişilerin eylem ve işlemlerine karşı koruyacak etkili mekanizmayı, güvenlik önlemlerini geliştirmediği, bu önlemleri kullanmayı, müşterileri için zorunlu hale getirmediği anlaşılmaktadır. O halde, davalı bankanın hesaptan çekilen tüm paradan sorumlu olduğunun, ilke olarak kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle mahkemece, davalı bankanın mevduatı iade yükümlülüğünün devam ettiği kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yazılı gerekçelerle hüküm tesisi doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

 

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece, yazılı şekilde davacının kusurlu olduğu, davalı bankanın ise kusurunun bulunmadığı kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 11/03/2019 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

 

 

Web sitesi içerisindeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Avukat Ali Celal BALKI’ya aittir. Web Sitesi içerisinde paylaştığımız genel hukuki bilgiler ve Yargıtay kararlarının kullanılması halinde oluşabilecek mağduriyetlerden tarafımız hiçbir sorumluluk almamaktadır.  Bu web sitesindeki makale ve içeriklerin izinsiz olarak başka sev sitelerinde paylaşılması ve kullanılması halinde  hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Yazılar bilgi vermek amacı ile paylaşılmakta olup konu ile ilgili  avukattan ofisinden danışmanlık alınması gerekmektedir. Her konu kendi içerisinde farklıdır. Yazıların kullanılmasından kaynaklı mağduriyetten tarafımız sorumluluk almamaktadır. Hukuk büromuz Bodrum’da görev yapmaktadır. Genellikle Bodrum’daki uyuşmazlıklarla ilgili davalara bakılmaktadır. Bodrum Avukatları olarak Muğla Barosuna bağlı avukatlarız.

Ayrıntılı bilgi için 0554 713 49 62 numaralı telefon hattını arayınız.

 

 

 

 

 

 

 

Blog Yazıları

Öne Çıkan Yazılar

HEMEN ARA